HUSUMET ÇİZGİSİNDE

Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et.
HUSUMET ÇİZGİSİNDE
Ak Parti
2020-03-11 21:25

HUSUMET ÇİZGİSİNDE

‘Bay Kemal, kaç tane gözlem noktası olduğunu dahi bilmiyor. Bunlara bedeli, sandıkta ödettiğiniz sürece neyin ne olduğunu anlayacaklar’

       Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM grup toplantısında konuştu. ATATÜRK görüntüleri eşliğinde İstiklal Marşı’nı okuyan Erdoğan’ı gruptakiler bu esnada olması gerektiği gibi ayakta dinledi.

       Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar;

“Suriye'de bulunma amacımız ne bu ülkenin topraklarını işgal ve ilhak etmektir ne de bölgedeki güçlerle bilek güreşine tutuşmak, kapışmaktır. Suriye ile 911 kilometrelik sınır hattımızın her karışını hem terör örgütlerini hem de mezhepçi rejim güçlerini uzak tutacak şekilde güvenlik altına almakta kararlıyız. Cereblus'ta ne yaptıysak, Afrin'de ne yaptıysak, Tel Abyad, Resulayn'da ne yaptıysak, İdlib'de de aynısını yaptık, aynısını yapıyoruz.

İdlib'de gerçekleştirdiğimiz harekat, diğerlerinden farklı olarak sadece terör örgütüne değil aynı zamanda çok daha donanımlı bir güce karşıydı. Bu süreçte ülkemizin, ordumuzun, kamusu ve özel sektörüyle savunma sanayimizin kabiliyetlerini görme, tartma imkanı bulduk. Hamdolsun, çok daha büyük mücadelelere hazır olduğumuzu gördük. Aksaklıkları gidererek, eksikleri tamamlayarak, koordinasyonu güçlendirerek, projelerimizi hızlandırarak Türkiye'yi bölgesinde ve tüm dünyada etkin güç haline getirme kararlılığımızı bu vesileyle teyit ettik. İdlib'deki masumları bombalayarak katleden rejim, ülkemizin gücü ve askerlerimizin kahramanlığı karşısında Suriye krizinin başından beri en ağır kayıpları vererek, bu işin öyle kolay olmadığını görmüştür. Ateşkes kararının akabinde İdlib halkı uzun bir aranın ardından ilk kez rahat nefes almıştır. Elbette henüz İdlib'de kalıcı bir çözüm bulunabilmiş değildir. Rejimin ve onunla birlikte çalışan mezhepçi milislerin ateşkese ne kadar bağlı kalacakları belirsizdir. Daha şimdiden ufak tefek de olsa ateşkes ihlalleri yaşanmaya başlamıştır. Rusya tarafıyla vardığımız anlaşmaya uygun şekilde bu gelişmeleri paylaşıyor ve tedbir alınmasını bekliyoruz. Rejimin ve onu destekleyen milislerin, ateşkes hattına yaptıkları yığınakları da yakından takip ediyoruz. Biz verdiğimiz söze, karşı taraf da aynı hassasiyeti gösterdiği sürece sonuna kadar bağlı kalırız ama karşımızdakiler sözlerini tutmazsa, bir öncekinden daha ağır şekilde üzerlerine gitmekten de asla kaçınmayız. Gözlem noktalarımızın güvenliği önceliklerimizin en başında yer alıyor. Buralara yapılacak en küçük bir saldırıda sadece karşılık vermekle kalmayacak, çok daha ağır mukabelede bulunacağız.”

Erdoğan'ın, "Bay Kemal, kaç tane gözlem noktası olduğunu dahi bilmiyor." sözleri üzerine salonda bulunanlar, "Yuh" çekti. Yuha gerek olmadığını söyleyen Erdoğan, "Bunlara bedeli, sandıkta ödettiğiniz sürece neyin ne olduğunu anlayacaklar." dedi.

Bir şeyi çok iyi kavramaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, AK Parti davasının sıradan bir dava olmadığını belirtti. Erdoğan, icraatla ortada olduklarını dile getirerek "17-18 yıldır lafla mı yürüdük, icraatla mı yürüdük?" diye sordu.

"Dersini bir çalış. Burada kaç tane gözlem kulesi olduğundan haberin yok. Bay Kemal, 12 gözlem noktası var." diyen Erdoğan, harita üzerinden gözlem kulelerini gösterdi.

Erdoğan, 12 gözlem noktasında, Türkiye'yi Suriye askerlerinin korumadığını, Suriye askerlerinin, verilen söze, yapılan mutabakata uymadığını ifade etti. Uymadığı için de uyarılar yaptıklarını belirten Erdoğan, 12 gözlem noktasında çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. Erdoğan,"12 gözlem noktamız şu anda var. Bay Kemal, bunu da öğren. Eğer arzu edersen seni de oraya gönderebiliriz. Ama gidemez. Son Moskova seyahatinde yaptığımız anlaşmanın içeriğinden de bunun haberi yok. Ne yaptılar, ne konuştular inanın haberi yok. Takip etmiyor çünkü bunun akıl hocaları çok çok farklı." diye konuştu.

Erdoğan, Tel Rıfat bölgesindeki bölücü terör örgütü mensuplarının saldırı teşebbüslerinin de giderek arttığını, buradaki teröristleri buldukları yerde etkisiz hale getirerek Türkiye'ye yönelik tehditleri bertaraf ettiklerini söyledi.

Erdoğan'ın konuşmasının bu bölümünden sonra Suriye'deki gelişmelere yönelik bir sinevizyon gösterisi sunuldu. Ekrana yansıyan Agne Kampı'nda, on binlerce kişi bulunduğuna işaret eden Erdoğan, bu insanların yaşam koşullarının insani olmaktan çok uzak olduğunu belirtti. Erdoğan, herhangi bir desteğin olmadığının altını çizerek şöyle devam etti:

"Bay Kemal, 'Bizim gözlem kulelerini Suriye askerleri koruyor' diyor. Eline, diline dursun. Ne Suriye askeri? Suriye askeri kendini korumaktan aciz. Kendi vatandaşlarını acımasızca katleden Suriye askerini savunuyor. Hale bak. Bizim askerimizi koruyormuş. Türk askeri, bu milletin evlatları, hiçbir zaman zalim Esed'in korumasına muhtaç değildir. Bunu böyle bil Bay Kemal. Sen kendin korunmaya muhtaç olabilirsin ama bu milletin evlatları asla. Bugüne kadar El Bab, Cerablus, Afrin'de nasıl dimdik durduysak, ardından en son İdlib'de nasıl dimdik durduysak, bundan sonra da aynı şekilde dimdik durmaya devam edeceğiz."

Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ile siyasi tarihe altın harflerle yazılacak derecede önemli ve örnek bir işbirliği zemini oluşturduklarını dile getiren Erdoğan, diğer partilerin bir kısmıyla anlaşamadıkları hususlar olsa da ülkenin ve milletin temel çıkarları doğrultusunda asgari bir zeminde buluşmaya gayret ettiklerini söyledi.

"Sadece Kılıçdaroğlu ve bölücü terör örgütünün güdümündeki parti, her hal ve şart altında ülkemize ve milletimize husumet çizgisinde yürümekle ısrarcıdır." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye, vesayet zincirlerinden kurtulmak için çalışır, CHP vesayetin sözcülüğüne ve avukatlığına soyunur. Türkiye, PKK ile mücadele eder, CHP 'arkadaşlar' diyerek teröristlerden yana olur. Hatta bazı milletvekilleri de bu teröristlerin cenaze merasimlerine katılıp, tabuta omuz verir. Türkiye, FETÖ ile mücadele eder, darbecilerin karşısına dikilir, CHP 'kontrollü darbe' diyerek işi sulandırmaya çalışır. Türkiye, DEAŞ'ın başını ezdiğimiz Fırat Kalkanı Harekatı'nı yapar, CHP bundan rahatsız olur. Türkiye, sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu kırmak için Zeytin Dalı Harekatı'nı yapar, CHP var gücüyle karşı çıkar. Türkiye, aynı amaçla Barış Pınarı Harekatı'nı yapar, CHP yine feveran eder. Türkiye, İdlib bölgesindeki insani krizi önlemek ve rejimin ülkemize yönelik saldırılarını durdurmak için Bahar Kalkanı Harekatı'nı başlatır, CHP her zamanki gibi yine ülkesinin değil eli kanlı rejimin safında yer alır. Türkiye'nin Suriye'de birlikte çalıştığı insanları 'terörist' sıfatıyla yaftalayan bir Esed var bir de CHP'nin başındaki zat var. Bu kişi, rejimin 34 şehit verdiğimiz saldırısını, o mübarek Regaib Gecesi'nde, 'Esed'in askerleri bizim askerleri koruyor' diyebilecek kadar zıvanadan çıkabilmiştir."

Bu sırada kadın partililerin, Şair Abdurrahim Karakoç'un "Aydınlık" şiirini okuması üzerine Erdoğan, "Gençler tebrik ediyorum. Bir sabah hiç unutmayalım kardan aydınlık." karşılığını verdi.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un "Gel yıkalım şu Süleymaniye'yi desen iki kazma kürek. İki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen, bir Sinan gerek bir de Süleyman." dizelerini okuyan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunlar sadece yıkmayı bilir. Bizim işimiz ise inşa ve ihyadır. Suriye meselesinde ve diğer tüm konularda, her ne kadar somut ve tutarlı bir teklifini bugüne kadar duymamış olsak da şayet Kılıçdaroğlu gerçekten bir şey yapmak istiyorsa bunun yolu bellidir. Kendisinin, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi için şimdiden adaylığını ilan etmesi gerekiyor. Seçim tarihine kadar hangi konuda ne yapacağını milletimize anlatır, sandıkta teveccüh görürse gelir söylediklerini yapar. Bunun dışında milletimizin bu kişiden tek beklentisi, milli güvenliğimizi ilgilendiren hususlarda ya devletimize destek vermesi ya da sürekli fitne ve fesat saçmaktan uzak durmasıdır."

"ZANNETTİLER Kİ ŞAKA YAPIYORUM"

Erdoğan, Suriye kriziyle birlikte gelişen bir başka önemli konunun, Avrupa'ya gitmek üzere Türkiye'nin batı sınırlarına yönelen sığınmacı meselesi olduğunu belirtti. Mehmetçiğe yönelik saldırıların artmasının ardından, Avrupa'ya gitmek isteyen sığınmacılara engel olmama kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, "Bu, cebri değil. Gitmek istiyor. 9 yıldır yedirdik, içirdik, giydirdik. Her şeyi yaptık. Şimdi Avrupa'ya gitmek istiyorlar. Biz de önlerini zorla kapamıyoruz. Aylar önce Batı'ya 'Bakın, eğer adil yük paylaşımına yaklaşmazsanız kapıları açacağız.' dedim. Bunları kendilerine söyledim ama bunlar zannettiler ki ben şaka yapıyorum. Ve kapıyı açtık. Şimdi misafirlerimiz gidiyor. Zaten kimseyi ülkemizde zorla tutma gibi bir sorumluluğumuz da yok." diye konuştu.

Bu kararın ardından 150 bin civarında sığınmacının Yunanistan sınırına yığıldığına işaret eden Erdoğan, "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Cenevre Sözleşmesi gereği, bu kişilerin Yunanistan'a ve oradan da diledikleri ülkelere geçişlerine müsaade edilmesi gerekiyordu. Ancak hem uluslararası anlaşmaları hem de insani tüm duyarlılıkları bir kenara bırakan Yunanistan, sığınmacıları şiddet uygulayarak durdurmaya ve geri göndermeye çalıştı." değerlendirmelerinde bulundu.

 

 

kimvekil.com



Bu haber 195 kez okundu.
0 kez Desteklendi

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   3 + 5 = ?

 

Caveman

 

Söz Vatandaş'ta

KimVekil.Com Sesli Haber

HAVA DURUMU & ANKARA

ANKARA

SON YORUMLAR

EN ÇOK HİT ALAN

EN YENİ

EN ÇOK OY ALANLAR

İNTERNET DÜNYASI

WEB DÜNYASINDA YER ALIN

İNTERNET DÜNYASI

Kimvekil.Com Spor Süper Lig Puan Durumu

FACEBOOK SAYFAMIZI İZLEYİN

AY İZLENME BİRİNCİSİ

İNTERNET DÜNYASI

WEB DÜNYASINDA YER ALIN

İNTERNET DÜNYASI

KimVekil.Com © 2016 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ErsoftWeb

Ersoftbilişim.Com
Ersoftbilişim.Com