VATANIMIZI…

Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et.
VATANIMIZI…
Diğer Partiler
2019-07-20 12:28

VATANIMIZI…

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,  haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Konuşmasından öne çıkanlar;

‘Üçüncü yılını geride bıraktığımız 15 Temmuz hain darbe girişimini tekrar lanetleyen Karamollaoğlu, “Öncelikle vatanımızı, birliğimizi, mukaddesatımızı hedef alan bu menfur girişimi bir kere daha kınıyorum. O gece darbeyi önlemek için her fikirden, her partiden insanımız sokaklara dökülmüş, bunun neticesinde feraset ve cesaretini ortaya koyan milletimiz bu hain girişimi önlemiştir. Bu süreçte 251 kardeşimiz şehadet şerbetini içerek, vatan uğruna toprağa düşmüştür. Aynı şekilde o gece üç bine yakın kardeşimiz de yaralanarak gazi olmuştur. Her birine ayrı ayrı minnetlerimi sunuyor, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şâd olsun” diye konuştu.

BU ANLAYIŞ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZARAR VERDİ

“15 Temmuz şaşaalı gösterişlerle anılmaktan ziyade tam manası ile anlaşılmak zorundadır” diyen Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Eğer biz bu elim hadiseden gereken dersi çıkaramazsak yarın yine böyle acı olaylarla karşı karşıya kalabiliriz. Bakınız 15 Temmuz’un bize verdiği en önemli mesajlardan birisi; ‘Birlik ve beraberliktir.’ O gece aziz milletimiz bir vücut halinde bu hain girişime göğsünü siper etti. Bu birlik ve beraberlik ruhu ülkemizi büyük bir tehlikeden korudu. Fakat ne yazık ki basit siyasi hesaplarla bu birlik ve beraberlik ruhuna zarar verildi. Öyle ki yeri geldi en üst merciden ‘15 Temmuz’da sadece AK Partililer ve MHP’liler sokağa indi’ denildi. Sanki bu darbeye sadece AK Parti karşı çıkmış gibi lanse edildi. Bu yaklaşım ne yazık ki o gece şehit olanların hatırasını incitti. Bu anlayış milletimizin arasındaki birlik ve beraberlik ruhuna zarar verdi.

DARBECİLER HAKETTİĞİ CEZAYI ALMALI

15 Temmuz sonrası süreçte yapılan hataların sadece birlik ve beraberliği zedelemediğine de dikkat çeken Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Bu süreç ne yazık ki Türkiye’de adalete de zarar verdi. 15 Temmuz’un üç yıllık tablosuna baktığımız zaman bu durum açık bir şekilde görülmektedir; 3 yılda 32 KHK yayınlandı. 125 bin 678 kişi ihraç edildi. 500 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı. 29 bin 382 kişi tutuklandı. Peki, bu işlemlere tabi tutulanlar kim? Öğretmen, öğrenci, hemşire, memur… Bunların birçoğunun darbeye iştirak etmesi, darbe yapması mümkün dahi değil. Peki, asıl darbeyi organize edenler, bu işin siyasi ayağı nerede? 3 yıldır biz bu soruya cevap alamıyoruz. İktidar da bu soruya cevap vermemekte ısrarcı. Darbeye iştirak ettiğini iddia ettikleri terziye kadar gidip buluyorlar. Fakat işin siyasi ayağını bir türlü bulamıyorlar. Olan yine gariban, kimsesi olmayan insanlara oluyor. Bu ülkede tıpkı 12 Eylül süreci gibi travmatik bir sürecin var olduğunu gösteriyor. Biz bugüne kadar defalarca uyardık, adalet olmadan devlet ayakta kalamaz. 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan bu adaletsiz tablonun düzeltilmesi elzemdir. Darbeye iştirak eden, gerek askeri gerekse siyasi kanadın ise hak ettikleri cezayı almaları gerekmektedir. Eğer 15 Temmuz tam manası ile bir destana dönüşsün isteniyorsa bu işin siyasi ayağı ortaya çıkarılmalıdır!”

ÖĞRENCİLERİN MÜEBBETE MAHKÛM EDİLMESİNİ VİCDANIM BİR TÜRLÜ KABUL ETMİYOR

Hava Harp Okulu öğrencilerinin mağduriyetine de değinen Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Yalova’da 14 Temmuz günü kampta olan bu öğrenciler, toplumsal olay var denilerek kamptan köprüye götürülmüşlerdir. Her türlü iletişim aracından mahrum olan öğrenciler, darbe olduğunu fark eder etmez silahlarını bırakmışlar, hatta halkla birlikte İstiklâl Marşı söylemeye başlamışlardır. Bunların görüntüleri bugün mevcuttur. Fakat buna rağmen komutanlarının emri ile köprüye götürülen bu öğrenciler, darbecilik suçlaması ile müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Öğrencilerin ilk öğrendiği şey komutanlarının emrine itaattir. Bunların bir planlama yapmaları, bir askeri ihtilali tertip etmeleri  mümkün değil, akla ziyan. Kim bunları düşünebilir benim havsalam almıyor. Ama ceza verme noktasına gidince ne yazık ki birileri hiç tereddüt etmiyor. Özellikle de müebbet hapse mahkûm edilmelerini ben bir türlü içime sindiremiyorum. Vicdanım bunu kabullenemiyor. Bu karar doğru değildir ve hayatlarının baharında bu ceza ile karşı karşıya kalan öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Ne dedik? 15 Temmuz’un siyasi ayağı ortaya çıkmadan 15 Temmuz anlaşılamaz. Kim bu siyasi ayak? Burada çok açık ve net olarak söylüyorum; siyasi ayak AK Parti’nin bizatihi kendisidir. Bu kadroları iş başına getiren AK Parti’den başka kim? Köydeki Mehmet Ağa mı bunu yaptı? Yoksa bir sendika başkanı mı? Biz bunu bu şekilde gördük, görüyoruz, millet de anlıyor. Ama AK Parti kendi içini temizleyemediği için dikkatleri başka tarafa çekmekte ve masum insanları cezalandırmakta hiç tereddüt göstermiyor. Dost acı söyler. Dosttan başka da acı söyleyen insan olmaz. Yalakalar acı söylemez. Biz bunu söylerken arkadaş dön bir bakın, problemi önce kendinizde arayın. Kendi problemlerinizi göremezseniz başka problemleri düzeltemezsiniz. Türkiye’yi yönetenler bu hususları idrak etmeden hiçbir problemini çözemezler, bırakın 15 Temmuz gibi kalkışmaları önleyebilsinler! Onun için şunu idrak edelim; 15 Temmuz’u AK Parti önlemedi, MHP önlemedi. Bu millet önledi.

BİZİM SÖYLEYECEĞİMİZ HER ŞEYİ RAKAMLAR SÖYLÜYOR!

İbn Haldun’un toplumun çöküşünü hızlandıran maddelerini hatırlatan Karamollaoğlu, “Dayanışma yok olursa üretimin zayıflar ve vergiler artırılırsa, ehliyet ve liyakat esas alınmazsa, adaletsizlik yaygınlaşırsa, göç hızlanırsa! Bugün Türkiye’de İbn Haldun’un üzerinde durduğu meselelerin tamamı ile karşı karşıyayız. Ne yazık ki tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. Bundan dolayıdır ki her hafta her probleme temas etme ihtiyacı duyuyoruz. Maalesef tekrarlanan en büyük hatalar ekonomik hatalardır. Hiç düzeltme yoluna girmiyorlar. Bundan dolayı ekonominin düzelme ihtimali yok. Politikalarında en küçük bir değişiklik yapmadılar. İsraf da devam ediyor, yolsuzluk da devam ediyor. Yanlış ve verimsiz yatırımlar da devam ediyor ki, biz bunu zaten israf olarak görüyoruz. Nisan ayı işsizlik oranları açıklandı. Tablo vahim. İşsizlik yüzde 13. Tarım dışı işsizlik oranı yüzde 15. Genç işsizlik yüzde 23,2. İşsiz nüfusumuz 4,2 milyon kişi rakamına çıktı. Resmi rakam bunlar. Gayri resmisini aldığın zaman 7-8 milyonları buluyor. İlk altı ayda faize ödenen para 50,7 milyar lira. Bu sene içerisinde ödenmesini öngördükleri faiz miktarı ise 117 milyardı. 117 milyarın yarısına yakını ödenmiş oldu şimdi. Bütçe açığı 2019 yılı Haziran ayında 12,1 milyar liraya çıktı. Bütçe 2019 yılı Ocak-Haziran döneminde 78,6 milyar TL açık verdi. Peki, bu sene içerisinde beklenen toplam açık ne kadardı? 80,6 milyar. Yani yüzde 92-93 açığını ilk 6 ayda vermiş. Bundan sonra gelecek 6 ayda ise belki 117 milyar değil, Allah muhafaza etsin belki 200 milyarı bulacak. Bu rakamlar çok açık bir şekilde ekonominin duvara tosladığını göstermektedir.  Bizim söyleyeceğimiz her şeyi zaten rakamlar söylüyor” dedi.

BU İNANÇLI BİR İNSANIN MANTIĞI DEĞİL!

Fikir hürriyeti ile inanç hürriyetinin adaleti tesis etmek için var olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Kendi fikirlerine ve düşüncelerine uymayan fikirleri benimsedikleri için insanları cezalandırmaya kalkarsanız orada fikir ve inanç hürriyeti olmaz. Geçmişte İslam âlimleri birbirleriyle taban tabana zıt birçok fikirleri tartışmışlar. Bazıları tamamen saf dışı bırakılmış, hiç itibar da edilmedi. Ama buna rağmen bundan dolayı da insanlara zulüm edilmemiş. Biz insanları cezalandırırken bizlere yakınlıklarına ve uzaklıklarına göre değil, yapılan bugünkü kanunlar çerçevesinde işledikleri suça göre ceza vermelerini sağlamakla mükellefiz. Cezada ölçü vardır. İnsanlara eziyet, işkence edilmez. İnsanlar hapse atılıp hürriyetlerin mahrum bırakılır ama onlara kendi aileleriyle bile irtibatlarını kurmalarına izin verilmez. Hapis işkence yeri değildir. Bundan dolayıdır ki bu adaletsiz uygulamalardan nasibini alan iki örnek sizlere vermek istiyorum; ikisi de dünya görüşü olarak farklı kesimlere mensup insanlar. Fakat adaletin dini, dili, ideolojisi olmaz, Adalet herkes için lazımdır! Devletin dini adalettir derler. Bakınız Alparslan Kuytul’a yapılan muamele bugün hepimizin vicdanını yaralamaktadır. İslami anlayış olarak yüzde 100 aynı kriterlere sahip değiliz. Daha kendisine ceza bile verilmiş değil, gözaltında tutuklu ama ailesine telefonla görüşülmesine izin verilmiyor. Niye? Sırf eziyet etmek için. Kendilerine destek vermediği için ‘ben seni cezalandıracağım.’ Bu mantık inançlı bir insanın mantığı değildir. Bunun hesabını Cenab-ı Hakk’ın huzurunda kimse veremez. İnançlı olduklarını iddia ettikleri için söylüyorum. Allah’tan korkun ya. Öbür taraftan ise Osman Kavala davası var. Aynı görüşleri paylaşmıyoruz. Ancak ona karşı yapılan muameleleri de aynı şekilde tasvip etmediğimizi ifade etmek istiyoruz. Ümit ediyorum ve temenni ediyorum ki, bu iki dava da adil bir şekilde sonuçlanır” diyerek adil olunması gerektiğinin altını çizdi.

TÜRKİYE YALNIZLIĞA İTİLİYOR!

Dış politika ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Son zamanlardaki gelişmeler ne yazık ki Türkiye’yi yalnızlığa itiyor. Bu yalnızlıktan kurtulmanın yolunu da bulamıyorlar. Düne kadar dua ettikleri, destek verdikleri merciler şimdi bugünkü hükümetin karşısına çıktı. Dost olmamız gereken ülkelere mesafe koyuyoruz. Irak’ta yaşanan hadiselerin temelinde bu iktidarın başlangıçta aldığı yanlış kararlar var. 1,5 milyon insan katledildi. Bunun vebalini kim ödeyecek? Elbette bu karara destek verenler. Suriye bu hale geldi. Kim bunun vebalini üstleniyor? Suriye’nin bu hale gelmesini sağlayanlar. İşte Mısır, işte Libya, işte Yemen… Ege Adaları’nda haklarımızı kaybettiğimiz ciddi manada iddia ediliyor. Hükümetten de ciddi bir ses yok. Gemilerimizi gönderdik, açık denizlerde doğalgaz arıyor. Bulduğumuz iddia ediliyor. Bulsak ne yazar ya kim alacak, kiminle birlikte yapacağız? İşte Amerika, işte Rusya, işte AB, işte Çin… Nereye giderseniz gidin bağlanacağımız bir ülke yok. Hâlbuki bizim D-8’lerimiz vardı. Ne oldu? Hani İslam İşbirliği Örgütü vardı nerede? Elbette biz Amerika’nın, Avrupa’nın tehditlerine pabuç bırakacak bir ülke değiliz. Ama biz bu tehditlerden çok, bu yaptırımlardan çok ülkemizin başına gelecek sıkıntılardan endişeliyiz. Yanlış bir iş yapıp doğru netice beklemek gafillik olur.”

KAPIMIZ HERKESE AÇIK

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener’in, AKP’den ayrılanları Saadet’e davet etmesi ile ilgili soruya ise Karamollaoğlu, “Abdüllatif Bey’e teşekkür ediyoruz. Zaten eninde sonunda bizim kanaatimiz Saadet Partisi bugüne kadar izlemiş olduğu politikalarla, ortaya koyduğu fikirlerle ülkemizin geleceği konusunda en ciddi stratejileri belirleyen siyasi partidir diye düşünüyorum. Kendi kendimizi methetmeyi ben arzu etmem hiçbir zaman ancak şunu her zaman söyledik, biz fikirlerimizi ve düşüncelerimizi ortaya koyarız ama bizim fikir ve düşüncelerimizi tenkit edenleri de dinleriz, dışlamayız. Çünkü varsa hatalarımız ancak o zaman düzeltme fırsatı doğar. Benimle aynı görüşü her zaman paylaşan, bana övgü yayan insanlardan benim eksiklerimi düzeltme şansım olmaz. Onun için farklı fikir ve düşüncelere ihtiyaç var. Yarının kenetlenmeyle sağlanacağına inanıyoruz. Tabii bunları yaparken biraz önce ifade ettiğim gibi her noktada aynı düşüncede olmayabiliriz ama bir araya gelir, meseleleri müzakere ederiz, biz buna açık olduğumuzu her zaman söyledik, yeter ki ülkemizin menfaatlerini ve bugüne kadar ortaya koyduğumuz temel ilkeleri dikkate alalım. Biz ısrarlı olmayız. Biz Sayın Gül’e cumhurbaşkanlığı adaylığı bile teklif etmiştik. Bundan sonra da görüşmelerimiz olur. Ama biz ısrarlı olmayız. Kapımız açıktır. Bunu tekrar tekrar söyledik. Bunu gösteriyor bu arkadaşların yaklaşımı, artık Türkiye bu gidişle bu politikalarla idare edilemez. Bundan sonra da bu temaslarımız olur, iktidar partisi dahil, Sayın Cumhurbaşkanı dahil her kesimle olur” dedi.

AK PARTİ YÜZDE 6 UYANMIŞ

AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’ın, 2011 yılında FETÖ’nün AKP’ye 50 kişilik liste verdiğini ve Erdoğan’ın bu listeden sadece yalnızca üçünü listeye aldığını iddia etmesi üzerine Karamollaoğlu şunları söyledi: “Birinci mesele demek ki, 2011 yılında uyanmaya başlamışlar, tam uyanmamışlar yüzde 6 uyanma emareleri başlamış ama çok geç kalmışlar. Çünkü mesele Millet Meclisi’nde bunların daha fazla temsilinden çok bürokraside etkili kadrolara bunların getirilmesidir. Adliye mekanizmasını bütünüyle bunlara teslim ederseniz. Emniyeti bütünüyle bunlara teslim ederseniz. Askeri hastaneleri ve okulları bunları teslim ederseniz. ÖSYM’yi bunlara teslim eder, Türkiye’nin bütün kademelerine girecek insanların geçtiği mekanizmaların kontrollerini bunlara verirseniz, ondan sonrada yüzde 6’lık bir uyanıklık göstermişsiniz demek ki uyanmaya başlamışlar, uyanmamışlar. Arkasından gelecek hadiseleri kimse onlarda tahmin edemedi.’

 

kimvekil.com



Bu haber 168 kez okundu.
0 kez Desteklendi

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   6 + 5 = ?

 

Caveman

 

Söz Vatandaş'ta

KimVekil.Com Sesli Haber

HAVA DURUMU & ANKARA

ANKARA

SON YORUMLAR

EN ÇOK HİT ALAN

EN YENİ

EN ÇOK OY ALANLAR

İNTERNET DÜNYASI

WEB DÜNYASINDA YER ALIN

İNTERNET DÜNYASI

Kimvekil.Com Spor Süper Lig Puan Durumu

FACEBOOK SAYFAMIZI İZLEYİN

AY İZLENME BİRİNCİSİ

İNTERNET DÜNYASI

WEB DÜNYASINDA YER ALIN

İNTERNET DÜNYASI

KimVekil.Com © 2016 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ErsoftWeb

Kimvekil.Com
http://iskendercim.com/