KARBOĞAZI - GÜLEKLİ HATİCE

Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et.
KARBOĞAZI - GÜLEKLİ HATİCE
Atatürk
2018-02-23 11:52

KARBOĞAZI - GÜLEKLİ HATİCE

Kimvekil.Com KARBOĞAZI - GÜLEKLİ HATİCE Gazi GÜDER

Güçlü bir Fransız birliği,  Toroslar’ın kuzeyine sarkmış, Pozantı’yı işgal etmişti.

Çukurova çeteleri Pozantı’yı kuşattı. Fransız birliğinin Adana ve Mersin’deki birliklerle bağlantısını kesti. Sayıca azdılar ama çok hareketliydiler. Çevreyi de elbette avuçlarının içi gibi biliyorlardı. Pozantı’daki birliğin ikmal edilmesini engellediler. Birlik tehlikeli duruma düştü. Adana’da bulunan tümen komutanı, Pozantı’daki birliğin komutanı Binbaşı Mesnil’e uçak mesajı ile Pozantı’dan çekilip Toroslar’ı aşarak Mersin’e inmesi emrini verdi.

 

Komutan Mesnil, Mersin’deki Fransız kuvvetlerine ulaşmak amacıyla 26 -27 Mayıs gecesi Pozantı’yı terke karar verdi. Milli kuvvetlere sezdirmemek amacıyla bütün hazırlıklar hareketsiz bir şekilde yapıldı. 25 -26 Mayıs gecesi askerler dinlendirildi. Milli kuvvetlerin şüphelenmemesi için hiçbir şeyi yakmadılar. Seyyar mutfak son yemekten sonra tahrip edildi. Askerlere konserve, et, bisküvi, şeker, kahve ve şarap verildi. Geri kalan bütün eşyalar tahrip edildi. Bütün cephane askerlere dağıtıldı. 7 günlük iaşeyi hayvanlara yüklediler.

 

9 subay, 696 er, 8 yaralı er ve 8 subay, 44 Rum ve Ermeni, 37 Türk esiri ile iki rehber eşliğinde Kadirhanı Şosesi, İbrahim Paşa Tabyası, Bulgur Madeni yolu ve Çayır Gediği yolu takip edilerek Mersin’e ulaşmak için yola çıktılar.

 

Gece yarısına doğru yola çıkan Fransızlar, Tarsus şosesini takip ettiler. Tekir Yaylasına doğru ilerliyorlardı. İki kervana rastladılar. Bunları, milli kuvvetlere haber vermemeleri için esirler arasına kattılar. Ay ışığı yollarını gayet güzel aydınlatıyordu. Yolun bazı yerlerinde yürüyüşlerini tehlikeye sokacak geniş çukurlar vardı. Yavaş yürüyorlardı. Fakat yürümeleri çukurlar ve taşlar nedeniyle gittikçe zorlaşıyordu. 27 Mayıs gecesi Bulgur Madeni yoluna sarptılar. Çok taşlı ve geçilmesi güç bir sel yatağını takip ettiler. Buralardan hayvanların geçmesi çok zordu. Çok zamanlarını aldı.

Sabahleyin yemyeşil bir sahaya indiler.

 

Burada birkaç aşiret çobanına rastladılar. Bunlar Panzınçukuru köyünden Hatice kadın ve Kumcu Veli idi. İlk görüşte Fransız olduklarını anladıkları bu taburdan kaçmayı düşündüler.

Kaçınca yakalanıp öldürüleceklerini anlayınca vazgeçtiler. İçlerindeki öldürülme korkusuyla onlara yaklaştılar. Ermeni tercüman Hatice Kadına yakınlarda çetelerin olup olmadığını sordu. O da ‘Biz öyle şeyler bilmeyiz. Çetelerde buraları bilmez’ dedi. Daha sonra onları da yanlarına aldılar. Kumcu Veli’yi kılavuz yaptılar. Hatice kadın milli kuvvetlere et, süt, yoğurt, peynir gibi yiyecek ve giyecek yardımında bulunan bir köylüydü. Her şeyin farkındaydılar. Kuvâ-yi Milliye’nin ateşi onların ruhunda yer etmişti. Hatice kadın ve Kumcu Veli kendi aralarında konuşmaya başladılar. Bir an evvel Fransızların elinden kurtulup milli kuvvetlere durumu haber vermek için fırsat kolluyorlardı.

Bir ara Fransızlar susadıklarını, iaşelerinin çok zarar gördüğünü ve yiyecek bir şeylerinin kalmadığını söylemeye başladılar. Günlerdir yollarda perişan olmuşlardı. Bir de bunun yanında açlık kendisini daha fazla hissettiriyordu. Nereden yiyecek bulabileceklerini Hatice kadına sordular. Hatice kadın, onlara ineklerinin, keçilerinin olduğunu, istedikleri kadar yiyecek getirebileceğini, 

köylerinde kendilerinden başka kimsenin olmadığını anlattı. Fransızlar, Hatice kadının sözüne inandılar. Mesnil, Kumcu Veli’nin kalması şartıyla ona izin verdi. Tehlikeli olabileceği korkusuyla yanına kimseyi vermediler. Kumcu Veli ile yaptıkları plan gerçekleşmiş oldu. Hatice kadın hiç durmadan, hızlı adımlarla köye döndü. Durumu Gülek Müfreze Komutanı Gülekli Kemal’e haber verdi. Gülekli Kemal yanına Aydınlı aşiretlerinden 12 kişiyi daha alarak harekete geçti.

Toplam 44 kişi olmuşlardı. Kısa zaman içinde dağ yollarını takip ederek Fransız taburuna yetiştiler. Onları sessiz bir şekilde takip ettiler. Düşman Karboğazı denilen mevkide karargáh kurmuştu. Ateşler yanıyordu. On kişiyi geride bıraktılar. Otuz dört kişi gece, yine yağmur altında, ormanlık tepeleri aşarak pusu kuracak uygun bir yere kadar ilerlediler. Karboğazı’nın Delmeli Mezarlık Boğazı denilen yerini seçtiler. Yarısı boğazın bir yakasına yerleşti, yarısı öbür yakasına. Baskına hazırlandılar. Sabah düşman öncüleri yaklaşmaya başladı. Boğazda ayak, nal ve teker sesleri yankılanıyordu. Öncü birlik pusu yerine girince hep birden ateşe başladılar. Bir yandan da bağırıyor, aşağıya taşları yuvarlıyor, sürekli yer değiştiriyor, böylece çok kalabalık oldukları izlenimi vermeye çalışıyorlardı. Arkada kalan on kişi de geriden ateşe başladı. Üç yanlı ateş baskını, Fransızları dehşete düşürdü. Çok kayıp verdiler.Karboğazı destanı, Binbaşı Mesnil’in teslim olma kararıyla sona erdi. Çukurova’nın batı kesimi komutanı, sonucu Ankara’ya bildirdi. Bu rapora göre 650 er, 23 subay esir alındı. İki top, 8 makineli tüfek, bin kadar silah, 13 kadana (iri yapılı bir cins at), 90 katır ele geçirilmiştir.
Jandarma Komutanı Hasan Akıncı ile teslim protokolü imzalandı. Fransız komutan Mesnil askerlerine “Şerefli Türk ordusuna teslim oluyorum. Canınız ve güvenliğiniz koruma altındadır” dedi.

Teslim olan Fransız kuvvetlerine vefakâr Türk köylüleri bulgur pilavı ve ayran ikram ettiler.

Fransızlara insanlık dersi verdiler. Mesnil, Milli Kuvvetler Komutanı Sinan Tekelioğlu ile görüştü. Kendisinden önce esir düşen eşi ile görüştü. Bir süre karargâhta kaldıktan sonra Kayseri’ye sevk edildiler. Bir orduya değil, rütbesi dahi olmayan Kırk dört Türk mücahidine teslim olduğunu öğrenince kıpkırmızı oldu. O artık bir zavallı idi. Binbaşı Mesnil, Fransızlar Adana’yı terk ettikten kısa bir süre sonra o da Paris’e döndü. İçinde kırk dört mücahide esir düşmenin acısı büyüdükçe büyüdü. Verem oldu. 1924 yılında genç yaşta öldü.

Gülekli Kemal ve müfrezesine Mesnil taburunun yerini söyleyen Gülekli Hatice, yaptığı  kahramanlıkla Çukurova’da kurtuluş mücadelesinin kader noktası oldu.  Mesnil taburunun esir edilmesinde çok büyük bir paya sahip olan bu Yörük kadını Panzınçukuru köyündendi.

Hasan Ağa’nın karısıydı. Milli kuvvetleri elinden geldiği kadar desteklemeyi hiç ihmal etmeyen Hatice kadının yaptığı fedakârlıklar Karboğazı baskınından sonra da devam etti. Tarsus cephesinde Derviş Ağa ve Emin Ağa müfrezelerinde mücadele etti. Sinan Tekelioğlu ile görüştü.

Sinan Tekelioğlu kazanılan zaferi Mustafa Kemal Paşa’ya bildirdi.

Hatice kadının yaptığı kahramanlıktan bahsetti. Mustafa Kemal’in ağzından şu sözler döküldü…

Bir Türk dünyaya bedeldir ” Karboğazı baskını Mustafa Kemal’e Ankara Anlaşmasını yaptıran büyük zaferdi.  Güney sınırımız bu zaferle çizildi.

Gülekli Hatice’nin ve kırk dört Kuva-yi Milliyecinin bu zaferinin yaşandığı yere Karboğazı Kahramanlık Anıtı yapıldı. Her yıl Ağustos ayında burada geleneksel olarak Karboğazı şenlikleri yapılmaktadır. Gülekli Hatice gibi kadın kahramanlarımızın anılarının yaşatılması için Adana’nın Atatürk Parkına Kahraman Türk Kadını Heykeli” yapılmıştır.

 

Gazi GÜDER

kimvekil.com

 

 * Yararlanılan Kaynak : Çukurovalılar Derneği Genel Başkanı, Ali Alper Çetin



Bu haber 756 kez okundu.
19 kez Desteklendi

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   3 + 6 = ?

1
  • Misafir 2018-02-23 18:09:33

    2018-02-23 18:09:33

  • Karboğaz destanı Kurtuluş Savaşının ilk yıllarında Fransızlarla Ankara Barış Antlaşmasının yapılmasını sağlamıştır....

  • 1
  • 0
 

Caveman

 

Söz Vatandaş'ta

KimVekil.Com Sesli Haber

HAVA DURUMU & ANKARA

ANKARA

SON YORUMLAR

SESLİ HABERLER

EN ÇOK HİT ALAN

EN YENİ

EN ÇOK OY ALANLAR

Kimvekil.Com Spor Süper Lig Puan Durumu

FACEBOOK SAYFAMIZI İZLEYİN

AY İZLENME BİRİNCİSİ

KimVekil.Com © 2016 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ErsoftWeb

Kimvekil.Com
http://iskendercim.com/